Nesnelerin İnterneti’nin Geçmişi

Nesnelerin İnterneti’nin Geçmişi

Nesnelerin İnterneti (IoT-İnternet of Things) kavramı son zamanlarda sıkça duymaya başladığımız ve duymaya devam edebileceğimiz bir kavram olarak gündelik hayata entegre oluyor.

Sensörler, haberleşme devreleri, yazılımlarla birbirlerine ya da internete bağlı tüm fiziksel cihazların oluşturduğu ağa verilen isim. Cihazların arada insan faktörü olmadan birbiri ile etkileşim kurabilmesi esasına dayanmaktadır.

İnternetin hayata girişi ve dünyadaki değişime hız vermesi yaşam tarzlarını doğrudan etkilemiştir. Hayatın her alanında merkeze yerleşen internet teknolojileri pek çok nesne üzerinden yakın gelecekte insana ihtiyaç duymadan da işlevini sürdürmeye devam edecek. Nesnelerin interneti kavramı bu  noktada açıklayıcı oluyor.

Her şey bir kahve makinesi ile başladı!

1991 yılında, Cambridge Üniversitesi’nde yaklaşık 15 akademisyen ortak bir kahve makinesini paylaşıyorlardı. Binanın alt katında ofisleri olan akademisyenler onlarca merdiveni çıkıp kahve makinesini boş görmekten sıkılmış ve makineyi görebilecekleri bir sistem geliştirmişlerdi. Sistem, her bir dakikada makinenin üç adet görüntüsünü çekerek masalarda bulunan bilgisayarlara aktarıyordu. Böylece makinedeki kahve miktarı görülüyordu.

Nesnelerin interneti kavram olarak ilk kez 1999 yılında Kevin Ashton tarafından Procter & Gambler şirketi için hazırlanan bir sunumda kullanıldı. Sunumda şirkete radyo frekansı ile tanımlama teknolojisinin faydaları anlatılmakta ve ve kullanımı önerilmekteydi. Daha sonraki yıllarda gelişen teknolojiler sayesinde milyarlarca insanın bilgisayarlar ya da taşınabilir mobil araçlarla internete bağlanmaları sağlanmıştır. Bu aşamanın ardından beklenen büyük adım birbirlerine bağlı bilgisayarların, birbirlerine bağlı nesnelerle bilgi alışverişi yapmasıdır. Arabalardan kitaplara, elektronik aletlerden yiyeceklere, akıllı binalardan ayakkabılara kadar aklımıza gelebilecek tüm şeylerin/nesnelerin birbirine bağlanması gelecekte bizi bekleyen bir gelişmedir.

IoT gelişiminin önündeki önemli problemlerden biri cihazların birbiri ile olan uyumu ve birbirlerini etkilememesi. Bu nedenle verinin cihazlar ve ağ sistemleri arasında coğrafi şartlara ve bağlantı modellerine bağlı olarak yanlış akması önlenerek, kesintisiz ve doğru veri akışının sağlanması hayati önem taşıyor.

Nesnelerin interneti, bir teknoloji devrimi olarak her şeyi değiştirmesi olası. Her yerden, herkesle, her zaman, her nesne ile bağlantı (4H) gerçeği yeni dünya düzeninin temeline yerleşecek gibi görünüyor.

Böylesi hızlı gelişen bir dünyada sizce de teknolojik gelişmeler baş döndürücü değil mi?

Bu yazıyı paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir